Bir kuşluk vakti, bakarlar köyden
Kanlı Moskof çıkıyor, her bir köşeden
Gidince ölüme otuzbeş fidan
Figanlar yükselir bütün evlerden
Zalimler dikilmiş kapı önüne
Toplanan yiğitler mezar yönüne
Silah zoruyla götürülürken
Saçlar yolunmuş ana eline
Konağın mahallesi, çayır düzünde
Sıraya dizilir gözler önünde
Yapılan haince bir katliamla
Bir kuyuya dolunur taşlar dibinde
Bir kaç gün geçer haber alınmaz
Korkudan Norgaha kimse salınmaz
Onikinci gün bir haber gelir
Feryadı-figandan köyde durulmaz
Gençleri sorarlar, Yağup dededen
Ak sakal ıslanır kan ile nemden
Bir kelime ile ölüm diyemez
Bu vakitten sonra ne gelir elden
Ağıtlar dökülür, feryatlar dinmez
Şu sözden başka bir cümle gelmez:
“…yedi koç kurba etsem
daha yar ele gelmez.”
Deyince ihtiyar, hüzün dolaşır
Toprağa gözyaşı kanlar bulaşır
Kadın - Erkek herkes olduğu yerde
Her bir eve köyde, matem ulaşır
Bugün taşın dibinde, yatıyor gençler
Onlardansa kalan, acı haberler
Eksik olmaz dualar hiçbirisinden
Ruhları şad olası güzel şehitler
Köyümüz varinceste olmasın matem
Unutulmaz! tarihteki bu acı sitem
Kalbimize gömdük bunca mihneti
Görmesin köyüm Gülçimen matem
Görmesin İspirim - Pazaryolum sitem
Mahmut Demirci