ERZURUM PAZARYOLU GÜLÇİMEN KÖYÜ DERNEĞİ - Köyümüz & Tarihimiz
Dernek_Logo  
 
Çarşamba, 20 Ağustos 2008  
  Anasayfa arrow Köyümüz & Tarihçemiz  
Ana Menü
Anasayfa
Köyümüz & Tarihçemiz
Erzurumun Tarihi
Pazaryolunun Tarihi
İspirin Tarihi
Yöre Dili
Oyunlarımız - Barlarımız
Yöresel Yemeklerimiz
Yönetim
Duyurular
Faaliyet Raporları
Tüzüğümüz
Üyeler
Basında Gülçimen
Köy Kadastro
Şiirler
Ermeni Mezalimi Arşivi
Ermeni Mezalimi Foto
Pkk Gerçeği
Nasihat
Uyduda Türkiye
Müzik Kutusu
Resim Galerisi
Ziyaretci Defteri
Video Görüntüler
Google'de Ara
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Kimler Online
Ziyaretci
Dün: 46
Bu gün: 35
Bu ay: 1,015
Toplam: 49,967
Döviz Kuru (TCMB)
 USD Alış 1.1844 YTL 
 USD Satış 1.1901 YTL 
 EURO Alış 1.7450 YTL 
 EURO Satış 1.7534 YTL 
Resim Galerisi
Son 5 Üyemiz
mutluay (mutluay)
(2008-08-06 09:17:53)
yusuf kurt (yusuf kurt)
(2008-07-04 23:51:23)
yakup (yakup)
(2008-06-12 10:16:05)
ispirli_fth (ispirli_fth)
(2008-03-22 14:23:47)
jacquelin25 (jacquelin25)
(2008-02-24 13:06:57)

 

KÖYÜMÜZÜN TARİHÇESİ

Köyümüzün tarihine başlamadan önce Osmanlıda ki köy yapısından kısaca bahsedecek olursak; Osmanlıda köy: Belirli sınırları olan, adına “KARYE” denilen, en küçük idari birimleri oluşturan, daha ziyade kırsal kesimlerde bulunan, az nüfuslu yerleşim birimlerine köy denir.

Köy idarecisine “köy kethüdası” denip yardımcısı ise “imam”dır. köy kethüdası bir nevi köy muhtarıdır.

Osmanlıda muhtarlık teşkilatı 1829 yılında kurulmuştur.1857 de ise, arazi kanunnamesi ile köy tüzel kişilik olarak kabul edilip 1877 de yürürlükte bulunan mecellede köy şahsiyetinin organlarının ve vazifelilerinin durumu açıklanmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonra, 1924 yılında çıkarılan 442 sayılı “köy kanunu” ile de köy idari yapısı yeniden düzenlenmiştir.

Bu kısa girişten sonra, köyümüzün tarihi geçmişine göz atacak olursak: Köyümüz Gülçimen, Erzurum’un Pazaryolu ilçesine bağlı olup 4 km uzağındadır.

Büyüklerimizin anlattığına göre köyümüz, yaklaşık 1000 (bin) yıllık bir tarihi geçmişe sahip olup, yörede çıkan kolera salgını sebebi ile halkın bir çoğu kırılır....

Civardaki şu 7 köyden geriye kalanlar ise, şuan ki köyümüze gelip yerleşirler.

Bu yedi köy şunlardır:

1 - Karakaya
bugünkü Gölyurt yakınında bir yer
2 - Yoncalık
bugünkü Leylek boğazında bir yer
3 - Kopun önü
bugünkü köy yaylamızın yakınındaki Şemsettin’in göze mevkiinde bir yer
4 - Karataş
bugünkü köy yaylamızın biraz uzağındaki öküz yatağı yanında bir yer
5 - Simonos
bugünkü Simonos mevkiinde bir yer
6 - Örenler
bugünkü Akdere (Ağdere) mevkiinde bir yer
7 - Kışla
bugünkü Hohu’nun kop’u civarında bir yerdir.

Büyüklerimizin anlattığına göre, köyümüz 1700’lü yılların sonlarına doğru, çeşitli nedenlerden dolayı bir ara 10 haneye kadar düşerse de daha sonra yeniden hane sayısı artar.

20 İlkteşrin (20 Ekim) 1935 genel nüfus sayımına göre köyümüzün nüfusu ise şöyledir: Kadın 224, Erkek 182, Toplam 406’tıdır. Aynı tarih de İspir, Pazaryolu ve buralara bağlı köylerin toplam nüfusu ise 42.190 dır. [1]

Şuan itibari ile köyümüzde 31 kabile (Soyad olarak) yaşamaktadır. [2]

Köyümüzün bugünkü adı ise :1959 yılında 7267 sayılı kanunun 2.maddesinin D fıkrasına göre; köy Muhtarlığımız Köy İhtiyar Heyeti ile birlikte köyümüzün eski adı olan Varinces’i Gülçimen olarak değiştirip yetkili mercilere bildirirler. Bu tarihten itibaren köyümüzün adı Gülçimen olarak kullanılmaktadır.

Köyümüz Gülçimen daha önce İspir ilçesine bağlı iken, 21 Haziran 1989 yılında Pazaryolu’nun ilçe olması ile köyümüzle birlikte yörede ki 35 köy ve 8 mahalle İspirden alınarak yeni ilçe olan Pazaryolu’na bağlanır.

Genel olarak köyümüzün tarihine batığımızda, köyümüz Orta Çoruh vadisinde yer alıp, sırtını Kuvakar tepesine yaslayarak Doğu Karadeniz sıra dağlarının güney kısmını oluşturan Barkar dağlarını seyretmektedir…

Köyümüzün tarihi yapısını incelerken yazılı ve sağlam kaynaklara dayandıra bilmek için; köyümüzle birlikte orta Çoruh vadisinde yer alan, İspir ve Pazaryolu ilçelerimizle birlikte yöre’nin de tarihi yapısına bakmak gerekir.

Oldukça eski bir tarihi geçmişe sahip olan yöremizde doğal olarak yazılı kaynaklarda İspir ve Pazaryolu ilçelerimizin, daha ziyade İspirin adına sıkça rastlamaktayız.

İspir ve yörenin tarihi geçmişinin milattan çok önceki yıllara kadar dayandığı ve sırası ile ilçeye ve yöreye şu devletlerin hakim olduğu ifade edilir:

  • Hurriler
  • Urartular
  • İskitler
  • Medler
  • Persler
  • Partlar
  • Romalılar
  • Bizanslılar
  • Sasaniler
  • Araplar(dört halife dönemi m.645,h.24)
  • Emeviler
  • Abbasiler
  • Bagaratlılar
  • Selçuklular
  • Saltuklular (m.1071-1202)
  • Anadolu Selçukluları
  • Moğollar
  • İlhanlılar
  • Karakouyunlular
  • Timurlular
  • Akkoyunlular
  • Atabekler(yerel beyler)
  • Gürcüler
  • Osmanlılar(1514) ve
  • Türkiye Cumhuriyeti.

Türkler, Sultan Alpaslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi ile birlikte bütün Anadolu’ya olduğu gibi, İspir ve köyümüz Gülçimen’in de içinde bulunduğu yöreye egemen olmaya başlarlar. Selçuklular dönemi ile ilgili olarak “MANSURİ VE AYNİNİN ” Arapça yazılan eserlerinde Selçuklu Türkiye’si bölgesi içerisinde Saltuk ili dahilinde; Erzurum, Babirt (Bay-yurt, Bayburt) ve yöremizin tarihinin ana omurgasını teşkil eden ilçemiz “Sibihr” yani İspir de yer almaktadır.

Daha sonraki dönemlerde Timur, Karakoyunlu ve Akkoyunlu mücadelesinden etkilenip el değiştiren yöremiz, bir dönem Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan yönetiminde kalmış hatta; Osmanlıların ilk dönemlerinde Hasan Padişah kanunları adı altında Uzun Hasandan kalma kanunlar yürülükte olmuştur.

Osmanlıların sınırı, 1473 Otlukbeli Zafer ile Bayburt civarına kadar dayanır. Akkoyunluların yıkılışa geçmesi ile birlikte, 1502-1514 yılları arasında yönetim boşluğundan yararlanan Şah İsmail, bütün doğu bölgesini istila edip halkı da mezhep değiştirmeye zorlayınca o dönem Trabzon’da vali olan Yavuz Sultan Selim bölgeye sefer düzenler…

Daha sonra yine Yavuzun 1514 Çaldıran Zaferi ile birlikte Şah İsmail tehlikesi bertaraf edilir. ve ilk defa bir Osmanlı Padişahı olan Yavuz Sultan Selim Han, Erzurum yöresinden geçerek burayı şereflendirir, Çaldıran dönüşü ile de o dönem Atabeklerin elinde bulunan İspir, Pazaryolu ve köyümüzünde içinde bulunduğu yöre Osmanlı hakimiyetine girer.

1517 de Mirza Mehmet bey Gürcülerle yapılan bir savaşda İspir beyi ile birlikte şehit düşer… Yavuzun son dönemlerinde 1520 tarihli, 387 numaralı Tapu Tahrir defterlerine göre, İspir ve yöresi Osmanlıya bağlı olup bu 387 numaralı Tapu Tahrir defterinin, 853. sahife’sinde köyümüz şu kayıd altında yer almaktadır: “Varzins karyesi (köyü), 39 Hane, 35 Mücerret, Hasılı 11000 akçedir”. [3]

Ekim-Aralık 1517 Tapu Tahrir defterinde, İspir’in Bayburt’a bağlı bir kaza olduğu, Kanuni Sultan Süleyman’ın son dönemlerine doğru, İspir ve Livane’nin (Yusufeli’nin) de içinde bulunduğu 26 Sancaktan oluşan 1556 da yeni kurulan “Paşa Sancağına” (Erzurum Beylerbeyliğine) bağlandığı yazılı kaynaklarda geçmektedir.

1514 lerden itibaren, kesin olarak bir Osmanlı yurdu olan İspir, Pazaryolu yöremiz daha sonraki yıllarda istilalara da maruz kalmıştır. Bunun en acısı 1914-1918 yıllarında cereyan eden 1.Cihan Harbindeki Rus işgali sırasında yaşanan olaylardır.16 şubat 1916 da Erzurum, 20 şubat 1916 tıda İspir, 24 şubat 1916 da Pazaryolu ve yöresi Ruslar tarafından işgal edilir.

O dönemde yörede etkili olan askeri birlikse Halit Paşa komutasındaki “Çoruh Müfreza Birliğidir .” Halit Paşa kuvvetlerini Karakoç ve Gökdere (Göydere) mevkisine çeker. Pazaryolu’nu işgal eden Rus birliklerine bir gece ani bir baskın düzenleyen Halit Paşa kuvvetleri, Ruslara kayıp verdirerek Deliktaş civarına kadar geri püskürtür.....

Bir gün sonra Pazaryolu’nu tekrar ele geçiren Ruslar merkezde ve civar köylerde katliama başlarlar. yörede bu katliama en çok bizim köyümüz (Varcins-Gülçimen) maruz kalır. O gün tam 35 insanımızı köyümüzden alıp götürürler. 15 ila 40 yaş arasında olan bu gençlerden 12 gün hiç haber alınmaz, 12. gün …

Osman ağanın (Temel DEMİRCİ’nin dedesinin) üvey kardeşi olan, Yağup dede Norgahdan köye gelir, bugünkü köyün ortasındaki çeşmenin üst tarafındaki taşların üzerine oturur. Köy halkından kadın-erkek, çoluk çocuk etrafına toplanıp 12 gün önce götürülen 35 gencin durumunu sorarlar, Yağup dede bu 35 gencın öldürüldüğünü direk söyleyemezde şöyle bir ağıtla onların durumunu dile getirir:

el ettim yara gelmez
Zülfü dar ele gelmez
Yedi koç kurban etsem
Daha yar ele gelmez.

Deyince oraya toplanan köy halkı, 12 gün önce götürülen 35 insanımızın öldüğünü anlar ve orada figan başlar….artık köyümüzün ortası Ana-Baba gününe dönmüş…geride sönmüş ocaklar, yetim kalmış çocuklar, dul kalmış henüz çiçeği burnunda gencecik gelinler, evladını kaybetmiş ana-babalar ve göz yaşlarını içine hapsetmiş eli bastonlu ihtiyarlardan göz yaşları sel olup akmaya başlar… ve dillerde acı acı ağıtlar:…

Genç insanlar toplanır bütün köylerden
Kanlı sular akar, her bir dereden
Yürekleri dağlayan bu nasıl acı
Feryatlar yükselir bütün evlerden
Varinces ağlıyor, köyüm kanıyor
Norgah ağlayıp, İspir yanıyor

Ekmeğine kan doğrandı fakirin
Dedenin-ninenin, ana-gelinin
Her taraf yıkık, evler virane
Hali çok perişan, hasta-yetimin
Varinces ağlıyor, köyüm kanıyor
Norgah ağlayıp İspir yanıyor
[4]

Bu 35 gencimizin toplu olrak gömüldükleri yer, bugünkü Konağın mahallesinde Çayırlar mevkiindeki Taşın dibindedir. [5]

O tarihlerde, yani 7 Kasım 1917 de Rusya’da çıkan Bolşevik ihtilali üzerine, Rusya’nın birliklerini Doğu Anadolu’dan çekmeye başlamasıyla, birtakım mihrakların oyununa gelen Ermeniler, çeteler oluşturarak bölgede ve yörede katliama başlarlar. Erzurum ve Bayburt yöresinde Ermenilerin bölge lideri olan Arşak dan aldıkları katliam emirlerini planlı olarak Antranik ve Doktor Azarif adındaki iki ermeni çete lideri uygulamaya koyarlar. kadın, çocuk, genç, ihtiyar.....kısacası büyük-küçük ayırt etmeden suçsuz ve masum insanları katliama tabi tutan, Erzurum ve Bayburt Ermenileri lideri Antranik imzalı, Akan adında bir Ermeni casusu ve iki koruması ile Hodiçor Ermenilerine gönderilen mektupta şunlar yazılıdır:

Bayburt katliamı bitmek üzere, biz Çoruh aşağı sizde Çoruh yukarı önünüze gelen bütün Türkleri kadın-erkek ayırt etmeden katliam yaparak gelenin, önümüzdeki Pazar günü Kan(Özbağ) köyünde birleşelim ”.

Bir diğer mektup ise; Erzurum bölgesindeki Ermenilerden, yine Hodiçor Ermenilerine gönderilen Batum Taşnakları reisi Zaven Zakaryan imzasını taşıya mektupda ise:

Rusyanın içi bozulduğundan, Rus birlikleri çekilmekte olup hududu bizim birliklerimize teslim etme söz konusu olduğundan siz orada Türkler’in ileri gelen ağa,bey.....vb. kişilerin icabına bakınız... ” denilmektedir.

Bu iki belgeden çıkan sonuç şudur:
  • Bayburt ve Erzurum yörelerinde çok çirkin katliamların yapıldığı; İspir, Pazaryolu ve köylerininde aynı katliama tabi tutulması emrini çete liderlerinden yöredeki Ermenilere haber salındığı, yukarıdaki belgelerde görmekteyiz..

Bu yörenin katliamdan kurtulmasına vesile olan iki önemli gelişme olur:

Bunlar

  • 1 - İspirdeki Rus komutanının, Kazan Türk’lerinden ve aynı zamanda Müslüman olmasından dolayı Rus’yada çıkan Bolşevik ihtilali üzerine, Rus ordusunun çekileceğini İspir ileri gelenlerine haber vererek elindeki silah ve mühimmat’ı da bunlara teslim etmesi.
  • 2- Mektupların; yani iki ermeni yazışması olan katliam belgelerinin ele geçirilerek ona göre tedbir alınmasıdır.

Rusların, İspir ve yöresini terk ettiği gün olan 3 Şubat 1918 günü bütün bu gelişmeler üzerine İspir ve yöresindeki yönetimi ele alan, Müftü Hacı Mustafa Başkapan başkanlığında, İspirin ileri gelenleri “Şuralar Cemiyetini” kurarak, civar köylerdeki eli silah tutan gençlere haberler salınarak, milis kuvvetleri oluşturulur. ve ilçe halkını bugünkü Belediye Kahvesi önünde toplayarak bir konuşma yapar, bu konuşmasında:

Ey Müslüman kardeşlerim

........Allah’ın inayetiyle ırzımızı, namusumuzu, dinimizi küffara teslim etmeyeceğiz.........her türlü suçu işleyen cezasını çekecektir............. bugün; can, mal, namus ve ırzınız benim himayemdedir ve bilmiş olunki dövüşerek ölmek teslim olmaktan daha şereflidir...........

diye bir konuşma yapar, ardından Cemiyet üyeleriyle toplantı yaparak durum değerlendirmesi yaparlar.

Buradan çıkarılan karar şu olur:

İspir’e Ermenilerin saldıra bilecekleri dört geçit vardır. Bunlar o civardaki köyler tarafından tutulacaklardır. Hemen o gece cepheler ve hangi köylerin o cephelerde milis kuvveti oluşturacağı karara bağlanarak 140 köye ve mezralara haber ulaştırılır.

Buna göre;
Şu cepheler oluşturulur:

1 - Bayburt Cephesi
Bu cephe ikiye ayrılır
a) Traht (kozlu) boğazı
Bu boğaz, Koçuktur’lu Feyruz bey emrinde, o bölgedeki köyler tarafından tutularak gelecek Ermeni çetesi geri püskürtülecek.
b) Karakoç boğazı
Bu boğazı, Şeyhin Hacı Bey yönetiminde, yöredeki köyler başta olmak üzere Norgah’a bağlı köyler ve Barkar köyleri tutacak (bu boğaza ağırlık verilir çünkü; Bayburt yönündeki en tehlikeli geçit burasıdır. bizim köyde (Gülçimen) bu cephede görev alır.)
2 - Çörmeli cephesi Vartinik (mescitli)boğazı.
Bu boğazı, Ortaverenli Rüşen Ağa emrinde, yöredeki köyler tutacak.
3 - Ovacık cephesi (Erzurum cephesi)
Bu Cephede, Yanık köprü ve Dallıkavak boğazları tutulur.
4 - Hunut cephesi
Bu cephe ikiye ayrılır:
a) Mohurgot ve Hodiçor cephesi.
En önemli milis kuvvetlerinin gönderildiği bir diğer cephede burasıdır. Çünkü; bir gurup ermeni çetesi burada yuvalanmış, ani bir fırsatta Çoruh yukarı saldırıya geçeceği haberi alınmiştır.
b) Fisirik cephesi.
Bu Cephede yöredeki köyler görev alacak. Bayburt Ermenileri, Karakoç boğazından yöreye doğru saldırıya geçince, Tıraht boğazındaki birlikler Karakoç boğazına kaydırılır. Ermeniler geri püskürtülünce, bu sefer Ermeniler çörmeli tarafına doğru yöneliler. Bunun üzerine Karakoç boğazındaki bir kısım birlikler, Vartinik boğazına kaydırılır. Ermeniler çıkış bulamayınca Kop dağı ve Aşkale üzerinden Erzurum’a kaymaya başlarlar. Ancak; geçtikleri her yeri yakıp yıkarak, çoluk-çocuğu öldürerek, vahşice cinayetler işleyerek giderler…

Ermeniler bütün boğazlardan geri püskürtülünce, geride sadece bir çiban başı olarak Mahurgot ve Hodiçor Ermenileri kalır, buradaki Ermenilerde sarp ve müstahkem bir kale olan Mahurgot kalesinde mevzilenirler. 25 Şubat günü Türk ordusunun İspirde olacağı haberi gelince Müftü Başkapan bütün köylere haber gönderir…. Halk yollara dökülerek kahraman Türk ordusunu selamlar ve Allah’a dualar ederek kurbanlar kesip secdeye kapanırlar. Yüzbaşı Ziya Bey komutasındaki Türk Ordusu İspir’e girdikten sonra Ermenilerin son olarak mevzilendilkleri Mahurgot kalesi civarında inceleme yapar....

Bayburt’tan Top getirterek 7 Mart 1918 günü taaruz başlar. 15 gün muhasara edilen kale düşer .....ancak; Yüzbaşı Ziya Beyi 5 erimizi ve Milis kuvvetlerimizden bir çok şehit veririz...(Ruhları şad olsun)

Sonuç olarak

25 şubat 1918 de İspir ve yöresi tamamen düşmandan temizlenir..........

Mahmut DEMİRCİ (İlahiyatçı-Araştırmacı)


 

[1] Bu tarih de, diğer köylerimizin nüfusları ile ilgili daha geniş bilgiyi yakında çıkaracağımız, İspir ve Pazaryolu ilçelerimizle birlikte genel olarak yöredeki bütün köylerimizi de içine alan Eserimizde bulabilirsiniz.(Mahmut DEMİRCİ)

 

[2] Daha geniş bilgiyi a.g.e. de bulabilirsiniz.

 

[3] Bu kaydın aynı sahife’sinde, yörede yer alan diğer bazı köyler şunlardır:

  • Kad Münir
  • Kadmir (Çatakbahçe)
  • Badırgens (Çiftepınar)
  • Danzud-i fısrik (Ahlatlı)
  • Kompur (Duru köy)…

ve aynı tapu defterinin diğer bazı sahifelerinde kayıtlı bazı köylerse şunlar:

  • Abrans (Kuymaklı)
  • Bağ-ı Süleyman (Süleymanbağı)
  • Çapans (Çayırdüzü)
  • Çöpürgens (Cevizlidere)
  • Dişasor (Ulubel)
  • Engücek-Angıcık (Karataş)
  • Eşkens (Akbulut)
  • Hırdanus-Hırdamos(Esenyurt)
  • Hontus (Gölyanı) Kan(Özbağ)
  • Kilens (Elmalı)
  • Kındıs (Laleli)
  • Koblat-Golbat (Armutlu)
  • Mezekrek-Mezehrek (Göztepe)
  • Nurgah-Norgah (Pazaryolu)
  • Şeyh musa- Şikmos(Burcaklı)
  • Tiraht-Tırah (Kozlu)…

ve diğer köyler. Bu konu ile ilgili daha geniş bilgiyi yakında çıkaracağımız Eserimizde bulabilirsiniz.

 

[4] Norgah ve İspir üzerine yazmış olduğumuz şiirden iki kıta tamamını a.g.e. de bulabilirsiniz

 

[5] O tarihte köyümüzde katliama maruz kalanların bir kısmının ismini tespit ettik. Yakında çıkaracağımız kitabımızda bulabilirsiniz. (Mahmut DEMİRCİ)

 
 
© 2008 ERZURUM PAZARYOLU GÜLÇİMEN KÖYÜ DERNEĞİ
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.