Ziyaretçi Defterinde toplam 477 kayıt bulunmaktadır. Sayfalar: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 » |
| GENÇLERDEN | Tarih: Pzt 19 Haz 2006 21:17:56 EEST DOĞRULUK Doğru ve dürüst olan kişiler geç de olsa gayelerine ulaşırlar, Yüce Yaratıcının bütün nimetlerinden faydalanırlar. Doğru olan kişi Allah'ın rızasına ulaşır ve çevresinin itibarını kazanır. Doğruluk dünyada insan şeref kazandırır. Sarsılmaz bir şekil de şeref ve şöhrete ulaştırır. Ebedi dünyada da Allah'ın lütfuna vasıl olur. Şüphesiz doğrular vakarlı şerefli ve haysiyetli insanlardır. Doğruluk insanları birbirine bağlayan sağlam bir bağdır. Doğru insanlar arasında sevgi, saygı, karşılıklı dayanışma, kardeşlik ve dostluk çok kuvvetlidir. Doğruluk bütün sözlerin ve işlerin temel öğesidir. Bu sebeble İslâm dini düşüncede, sözde ve hareketlerimizde doğruluğu emretmektedir. Allah Teala Peygamberimize, "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" buyurmuştur. Allah'ın ve O'nun Elçisinin rızasını kazanmak isteyenler hileli yollardan çekinmelidirler. Doğruluktan ayrılanlar kendilerine ve içinde yaşadıkları topluma zarar vermekle kalmazlar, kendilerinden sonraki nesillere de kötü örnek olurlar. Hile ve aldatmacayı kendilerine meslek edinenlerin dünyada yüzlerj kara olacağı gibi ahirette de azap göreceklerdir. Doğruluktan ayrılan kişi aslında başkalarını değil kendisini aldatmakta ve kandırmaktadır. Doğrulukla ulaşılan mevki ve makam, elde edilen kazanç insanı mutlu eder, sevindirir. Şartlar ne olursa olsun mü'min kişi doğruluktan ayrılmaz. İnsana yaraşan inancında .işinde doğru olmaktır. Doğru olmayan insanlar arasında 'kin, nefret ve düşmanlık tohumları derhal yeşerir. | | | | İspirli | Tarih: Pzt 19 Haz 2006 19:09:32 EEST Sitemizde şiir bölümü var ancak bazı abilerimiz ziyaretci defterini daha cazip buluyor http://www.gulcimen.org/content/blogcategory/16/39/ | | | | OSMAN AKTAŞ | Tarih: Pzt 19 Haz 2006 18:54:56 EEST MERHABALAR UZUN ZAMANDIR SİTEYİ ZİYARET ETME FIRSATIM OLMAMIŞTI. ÖNCELİKLE MUSTAFA ÇORUH' A ALLAH'TAN RAHMET YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM. SALİH MİMAR'A DA ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM. SİTE YADA DERNEK YÖNETİMİNE KABUL GÖRÜRSE BİR TASFİYEDE BULUNMAK İSTERİM. DEMİNDEN BERİ ZİYARETÇİ DEFTERİNİ İNCELİYORUM. NEREDEYSE MESAJDAN ÇOK ŞİİR OLDUĞUNU GÖRDÜM. BUNDAN DOLAYI AYRI BİR ŞİİR KÖŞESİ OLABİLİRMİ? | | | | SAKIP YILDIRIM | Tarih: Paz 18 Haz 2006 21:33:42 EEST Çanakkale Çocukluğumda okumuştum Tarih kitabında “Çanakkale geçilmez” diye Tarihi yaşıyorum Çanakkale zaferinde Mustafa Kemal Paşa’nın Onurlu, bağımsız yaşamak için Ölmeyi emrediyorum ölenlere Ayakları çarıklı, Yırtık elbiseli insanlara Düşman dövüyor mazlum vatanı Şehidimin kanı düşüyor toprağın her karışına Irkı dini bıraktık bir yana “Geçilmez Çanakkale” haykırışları duyuluyor Top mermileri dövüyor siperleri Nineler, dedeler evde bırakmışlar torunlarını Savunmak için vatani evlatları ile omuz, omuza Top mermileri dövüyor mazlum vatanı Kefene sarılmamış yiğitler Ölümü emreden komutan Ölümüne vuruşuyorlar Ağlamak yasak, zafer sancağı dikilene dek Haydi yiğitler Her köşesinden Nakış nakış Kaldır başını Saldır düşmana Postal delik, delik Ayağında çarık ayaklar yarık, yarık Korkusuzca Savundular mazlum vatanı Denizler dalgası Boğuyor düşmanı “Çanakkale geçilmez” Tarih boyu başı dik ulusum Kanla yazdılar tarihi.
| | | | SAKIP YILDIRIM | Tarih: Paz 18 Haz 2006 21:30:20 EEST Can Muhammed İstemem ben inci güher, Gönül gözüm seni ister, Söyleyelim hep beraber, Muhammedim, can Muhammed. Sünnetinden aldık ilham, Uzak düştü bize haram, Getirelim salat, selam, Muhammedim, can Muhammed. Rahmet oldun alemlere, Nurun doldu gönüllüre, Rehber oldun alimlere, Muhammedim, can Muhammed. Kevser sana oldu şarab, Senden uzak kullar harab, Bizi yoldaş eyle ya Rab, Muhammedim, can Muhammed. Dermani'yim yok imkanım, Cennet olsun tek mekanım, Kalbimdeki hep yakanım Muhammedim, can Muhammed.
| | | | SİNAN YILDIRIM | Tarih: Paz 18 Haz 2006 21:28:15 EEST YA RASULALLAH Firkatin acısına can dayanmaz, Bir gece geliver , Ya Rasulallah. Tabibler yarama çare bulamaz, Derdimin dermanı , Ya Rasulallah. Kalplerin bağı , gönlümün huzuru, Kaşın hilal , gözlerin çeşm-i ahu, Yüzün güneş , rayihan gül kokusu, Sen ayın ondördü , Ya Rasulallah. Taş , toprak dekor canlı bir ahenksin, Ulvi bir nasip , yegane rehbersin, Hürmetle beklenen gül misafirsin, Sen bahar müjdesi , Ya Rasulallah. Ilgıt ılgıt esersin gönüllerde, Davetin nurdur feyyaz şebnemlerde, Sevgin büyüdü , devleşti kalplerde, Sevgini çok görme , Ya Rasulallah. Yoktur mislin , vücud-i mübareksin, Gidilecek yol , en parlak çizgimsin, Ummanlar gibi en derin fikrimsin, Salat , selam sana , Ya Rasulallah.
| | | | CANİP YILDIRIM | Tarih: Paz 18 Haz 2006 21:26:31 EEST GÜL-Ü MUHAMMEDİ-2 Seni anan bir gönülde ne acı ne de tasa olur, O kokunu duyan insanın içi gül gülistan olur, O gül yüzün kalbimiz de açar gonca gül olur, Sen kalplerimize girince cennet bahçesi olur. Sen mahzunsun hakkın ile seni tanıyamadık, Allah’a götürdüğün o yolda sağa sola saptık, Allah’a kul, ümmetin olmaya layık olamadık, Şu yalan dünyanın çamurlarına yuvarlandık. Sen karınlıkları aydınlatan o sabah güneşisin, Sen insan oğluna bahar mevsimini getirensin, Fani insana ebedi mutluluk müjdesi verensin, Sen ümmetinin ötelerde,kurtuluş müjdesisin. Ey güzeller güzeli ey güzelliği ebedi efendim, Ey sevgili en sevgili kalbime derman efendim, Ey karanlıklarımı nurunla aydınlatan efendim, Mücrimi ümmetine kabul eder misin efendim.
| | | | SAKIP YILDIRIM | Tarih: Paz 18 Haz 2006 21:24:44 EEST TURANCILIK ÜLKÜMÜZ DİLLERDEDİR TÜRKÜMÜZ OSMANLIDIR ÖZÜMÜZ VATAN İÇİN ÖLÜRÜZ OLDUYSA DA ASIMIZ BIR EKMEK KURU SOĞAN BIZ BU YOLDAN SASMAYIZ CUNKU ÖNCEDIR VATAN TÜRKÜ OLMUS SÖYLENİR TÜRK'ÜN ŞANLI TARİHİ BU GİDİŞ HEP BÖYLEDİR BİLMEZ KARA LEKEYİ VATAN İÇİN ÖLÜRÜZ BİZ VATAN İÇİN GÖÇERİZ BİZ BU CANI FEDA EDERİZ BİZ MİLLİYETÇİ GENÇLERİZ | | | | SAKIP YILDIRIM | Tarih: Paz 18 Haz 2006 21:18:31 EEST Sorma bana oymağımı boyumu Beşbin yıldır millet gibi yaşarım Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı Türk’üm, bu ad her ünvandan üstündür.Unutmayın | | | | SAKIP YILDIRIM | Tarih: Paz 18 Haz 2006 21:15:51 EEST Osmanlı Devleti, İslâm'ın askeri olmaktan, İslâm adaletini dünyaya yaymaktan daha büyük şeref düşünmemiştir. Hangi şartlar olursa olsun, Osmanlı ordusu, İslâm'a karşı nerede saldırı varsa orada mutlaka yerini alırdı ve Osmanlı Allah için yaşadı, Allah için devlet idare etti. Yeniçerilikte bir acemi oğlan bir mürşide bağlanmadan askere alınmazdı. Yeniçerilik, acemi oğlan denilen başlangıç devresinden başlar. Zamanımızda buna, askerde eğitim deniyor. İlk eğitimin verildiği yer acemiliğin yetiştirildiği yer. İşte böyle bir hedefe ulaşabilmek için mutlaka bir mürşide tâbî olmak gerekiyordu, tâbî olmayan asker olamazdı. Allahû Tealâ'nın velayet mertebesine ulaşamamış olan, evliya olmamış olan bir subayın olması söz konusu değildi. Paşalara gelince, onlar daimi zikrin sahipleriydi. Kara ordusunda böyle olan bu durum deryada da aynı standartlardaydı, bütün reisler mutlaka mürşitlerine bağlı, Allah'ın yolunda olan, Allah için savaşan insanlardı
| | |
|